Düş Yakandan

“Ve şimdi, elinizi kalbinize koyun.”

Tamam da neden?!

Biz sürüngen değil de memeliyiz de ondan. Memelilerde bakım verme sisteminde kritik ortaklıklar var. Bunlar, yumuşak bir ses ve yumuşak bir dokunuş. Primat yavrusunu yatıştırırken orda şefkat.

Harlow’un deneyini bilirsiniz. Yavru maymun, sütün aktığı metal, ruhsuz yerden sütünü içtiği gibi soluğu tüylü, anne kucağı gibi hissettiren yerde alır.

Ah, ne mühim şeydir o anne kucağı! Muhtacız ona. Bir ömür boyu. Değilmiş gibi yapanımız olur. Bazen meditasyon/yoga yaparak, inzivalara giderek, kendi kendine yetme naraları atarak da değilmiş gibi yaparız hatta.

İçimiz tam bir rahat vermez allahtan da, dürter bizi, hadi der, “Nerede kucak?” Muhtacız buna.

Kendi kendimize zor bir anda destek olurken, kendimizle bağımız üzerinde çalışırken, bazen meditasyonda zor bir anda elimizin sıcaklığı ve yumuşak dokunuşuyla kendimizi rahatlatabilme ve destekleme gücüne sahibiz.

Bilimsel olarak araştırması dahi var.

Peki illa kalbime mi koyacağım? Daha önce kalple ilgili özel bir paylaşım yapmıştım, sezgi yazısında. Kalbin yeri kadim geleneklerde elbette ayrı ve bugün bilim bunu yavaş yavaş anlamaya yaklaşıyor. Ama illa kalp olması da şart değil. Elimle yanağıma dokunmak, bir kolumla ötekini desteklemek, avuç içlerimin bacaklarıma dokunması, hepsi olur yani.

Şefkate dair bir uygulama yaparken yaptığımız şey iç savaş çıkarıyorsa onu yapmasak daha iyi. Yaptığım şey, beni dinlendirmeli. “Of be, bırakıyorum tam da şu an.”, hissi barındırmalı. Sığınak gibi hissettirmeli, yuva olmalı.

“Elim rahat değil, komik miyim şu an?” bıdıbıdısı başlıyorsa içimde, bir adım geri atabilir miyim? Instagramdaki, o bunları çok kolay yapıyor ve ezelden beri biliyor gibi görünen kadınlar gibi yapmayabilir miyim? (hıhı, ben de dahil:)

Şu anki deneyimim her ne ise, ben onunla sahiden oturabilir miyim?

Şefkatin bir sorusu olsaydı bu, “Şu anda neye ihtiyacım var?” olurdu diyoruz eğitimlerde. Şefkatin mizahi bir cümlesi olsaydı bence şöyle derdi:

Düş yakandan. Bi’ düş yakandan, çok rica edeceğim!

Her nasılsa o düşme. Senin için. Tam da şu an.

Tanıdığım en asil his şefkatle.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this:
search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close