İyileşen Kemikler İyileşmeyen Kalpler

40652862_10156014161374401_3631355979313971200_nKemik gibi bir şey kırılıyor ve iyileşiyor, kaynaması denilir hatta değil mi?

Kalp kırıldı mı bazen nasıl da kaynamıyor.

Ah! Gördüğüm her bir “hayır”da ah dedim. Hikayelerin benzemesine gerek yok o kırığın tadından haberdar olanlar için.

Hepimiz dilimize dikkat edelim falan gibi didaktik bir şey söylemeyeceğim.
İnsanız, isteyerek olmasa istemeden de can yakacağız. Pema Chödrön,

“En bilinçli kişi bile yürürken görmeden kendisinden çok küçük varlıkların üstüne basarak acıya sebep olur. “

diyor.

Çoğu zaman kötü niyetten değil beceriksizliğimizden can yakıyoruz.

Yaratılışın bir kısmı bu acı, bunla helalleşeceğiz.
Başka çaremiz varmış gibi yapmayı bırakacağız.
O kalp kırılıyor, kırılacak.

Kemik kaynarken kalp nasıl kaynamıyor? Merak edeceğiz.

Kemikten daha katı, daha sert olabildiğinden mi bazen? Kimseye hesap vermemiz gerekmiyor, kendimiz için “elleyeceğiz.”

Evimize biri ateş atmış, biz yakanın peşinden yıllardır koşarken evimiz yanmış kül mü olmuş?
Yine de dönecek başka yerimiz yok o evden başka.
Eve mecburuz.

Bu hayatta, bize verilenler ve verilmeyenlerle, bu bedende yaşamaya mecburuz.
Hani kabul et falan deniliyor ya, kabul etmek bile ben ve aktif bir yapma hali içeriyor bana göre. Başka çare yokken kim oluyoruz da neyi kabul ediyoruz?
Her nefeste,
“I arrived. I am home.”

Eğitimler alıyoruz, “certified” falan oluyoruz da, şefkat kurs alınarak, sertifikayla öğrenilebilen bir şey olabilir mi, kemik kaynar kalp kaynamazken?
(Bu arada bilimsel araştırması var, öz-şefkat öğrenilebilen bir beceridir ve etkileri sürer. Zaten bence insan potansiyeline doğacak bir varlık, tabi ki öğrenebilir. Burada kastettiğim başka, yine de not düşmek istedim.)

Bir birikimin, yaşama karışmanın, kaybın, yasın, utancın, iyileşmenin, iyileşememenin içinden gelmeden insan 8 haftada ya da 1 haftalık bir inzivada neleri içselleştirebilir?

O nedenle en yapılandırılmış bir kursu dahi verirken yavan yavan “Hadi şimdi kendimizin en iyi arkadaşı olalım, elimizi kalbimize koyalım, seni seviyorum diyelim.” yapmak içimden gelmiyor, gelmeyecek biliyorum. Egzersizde yanlış bir şey yok, yaparken o ele, o elin gittiği kalbe gerçekten anlayış hissedecek, hissedemediğinde de bunun farkında uyanık olacak bir öğretmen yaptırıyorsa. Birlikte yaratılan alan besleyici, büyütücü bir alansa yani “kesin çözümler ve öneriler” yerine kişiye kendi hakikatine yaklaşma imkânı veren deneyimler sunuyorsa. Bence şöyle rahat rahat sessizliği, boşluğa da yer varsa.

Hep yaptığım gibi sisteme hack atarak gideceğim:) Çünkü başka çarem yok.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this:
search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close