Şefkat Nerede?

Büyük balığın küçük balığı yuttuğu doğada şefkat nerededir? Güçlü olan zayıf olanı ezer. Herkes kendi ihtiyacının peşinde ve çok bencildir.

Bu demode bilgiler varoluşun sadece bir yanına vurgu yapıyor. Ve evet, makarnalar ve tuvalet kağıtları o yanı doğruluyor. Çünkü fizyolojimizde bunun karşılığı var. Evrim sürecinde daha geride kalan, en ilkel, en ham taraflarımız bunlar: Açgözlülük, öfke, korku…Bir makarna markasının toplantılarında satış grafiklerinde tepe noktası yapan yerine corona effect yazılacak, hepsi bu. Birilerinin korkusu, birilerinin kârına dönüşecek. (Kâr gibi bir şey oldu ama hiç kimse kâr etmedi:)

Buda boşuna öğrencilerine öğreti namına bir şey öğretmeden önce yedi yıl erdem çalıştırmıyordu. Fyodor Dostoyevski Budala’da “Merhamet, insan varoluşunun temel ve belki de yegâne ilkesi” demişti. İlk yazılı metin Gılgamış Destanı’nda, o on iki kil tablette şefkat var. Sami dil ailesinde merhamet ile aynı kökten gelen rahim, hayata başladığımız yer. Bağlantıya bakın! Merhamet hemen her inanışa göre Tanrı’nın da vasıflarından biri ve onu öğrendikçe ona yaklaşıyoruz.

Merhamet ve iyilik gibi erdemler, sosyal ve etik kodlarla sınırlı değil; insan biyolojisinin yapısal parçaları. Farz edelim modern hayattan tamamen soyutlanmış avcı-toplayıcı bir topluluk bulduk bugün. “Sana nasıl davranılmasını istiyorsan öyle davran” gibi sosyal kuralların orada da geçerli olduğunu görürdük.

Evrim sürecinde şefkatin, fedakarlığın, birlikte hareket edebilmenin, yiyeceğini paylaşabilmenin ileriye doğru parçalar olduğunu bugün biliyoruz. Bu davranışları kendiliğinden sergileyebilen bir zihin, beynin en gelişmiş kısımlarını daha çok aktive edebilen bir zihin oluyor.

Biz bir şey kazanmayacağız ama Cibran’ın tarif ettiği o hayatın ileri doğru akışında bu genler kazanacak. Bugün de buna ayılmayacaksak şakası yapıldığı gibi çekirge istilaları, depremler, afetler ve nice acılarla ayılacağız. Biz değilse çocuklarımız, onların çocukları.

Acılar iyi ki var, bizi bizden büyük şeylerle buluşturan. Bu dilden anlamasaydık, anladığım kadarıyla, bu dünyada olmayacaktık.

 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this:
search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close