Ruhsal Kapasite Aktarımı

Plum Village manastırında ders aldığım bazı Dharma hocalarının, kendilerine has çok güzel bir kokuları vardı. Yaklaşınca bir şey kokuyor. İnanılmaz, çekimine giriyorsun ama bu cinsel çekim gibi bir şey değil, sadece o varlığın yanında biraz daha durmak istiyorsun.

Zihinsel sorgulamam devreye girdi: “Kesin bunların ortak bir kokusu var, onu sürüyorlar!” dedim:) Ama değil. Bu konuda bilimsel çalışma sunamayacağım elbette, ama o koku bana kalırsa ruhsal kapasitenin kokusuydu.

Bunun illa kokuyla da olmasına gerek yok, bazen de gözleri çok derin bakıyor, bastığı yerin etrafında geniş bir alan yaratıyor gibi yürüyor, gücü merkezinde toplanmış olduğundan uzuvları çok zarafetle hareket ediyor, bakarken ışıklı gibi ya da saydam gibi görünüyor. Aynı fiziksel özelliklere sahip biri hiç de öyle görünmeyecekken çok güzel biri olarak görünüyor. Çok güçlü bir varlığı oluyor. Oluyor da oluyor.

Bunca kelamı etme sebebim şu, biz içinde yaşadığımız çağ itibariyle öğrenmeyi salt beyinle yapılan bir aktivite, alışveriş ve hatta tüketim sanıyoruz. Halbuki, Dan Siegel’in iddia ettiği gibi, zihnin bir within (içeride) fonksiyonları var, bir de inter(aramızda) fonksiyonları var.

Inter fonksiyonları sayesinde insanlarla her bir araya geldiğimizde onlardan bize, bizden de onlara bir şeyler akar. Ve ruhsal kapasitesi gelişmiş kişilerin varlığında bulunmak, tıpkı tecrübeli ve iyi terapistlerle danışanların yaşadığı gibi bir transference ile (aktarımla) size bazı şeyleri download ediyor.

Biliyorum kimine deli saçması gelecek. Açıkçası böyle bir şeyi ne kanıtlamak isterim ne de kimsenin bunu kabulüne ihtiyacım var. Ne kadar özel şeyler yaşadım demek için de böyle açık yazmadım.

Sadece öğrenmenin böyle yolları konusunda da açık olmanın insana çok şey kattığını söylemek istiyorum. Çıraklık müessesinin ne kadar elzem olduğunu söylemek istiyorum. Aldığımız eğitimlere tüketilecek yeni bilgiler gibi değil, insanların zihin ve hallerinden etkilenebileceğimiz platformlar olarak bakmamızın çok işimize yarayabileceğini düşünüyorum. Ben bir yoga dersine bile bunu gözeterek girmeye gayret ediyorum.

İnsanlara yardım verme mesleği yapanlar, muhakkak ruhsal kapasitesi kendilerine yakın ya da gelişmiş gördükleri kişilerin varlığında bulunmalılar. Yoksa tükenir ve kururlar.

Bir de bu aktarımın böylesi mümkünse, tersi konusunda da çok uyanık olmam lazım diyerek, oradan döndüğümden beri zaten özenle yaklaştığım bir konu olan kimlerle vaktimi nasıl geçirdiğim, kimlerin varlığında bulunduğum konusuna çok daha fazla dikkat ve özen verir oldum.

Zamanımız da dikkatimiz de bu kadar sınırlıyken, vaktimizi kiminle ne kadar geçireceğimize karar vermek ya da bizim için belki oluşan yolu sezgisel olarak algılayıp, o gün olmamız gereken yerlerde bulunmak… Önemli geliyor.

Görüştüğümüz kişilerin ortalaması değiliz bence iddia edildiği gibi, ama onların sinir sistemlerinden ve zihinlerinin durumundan etkilendiğimiz çok açık.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this:
search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close