Şefkat Vermekten Yoruldum!

“Herkese şefkat vermekten yoruldum!”

Tanıdık geldi mi? Sıkı durun, böyle bir şey yok arkadaşlar. Yani teknik olarak mümkün değil. Teknik derken psikolojik olduğu kadar fizyolojik olarak da mümkün olmadığını söylemiş oluyorum.

Psikolog ve sosyal nörobilimci Tania Singer, şefkat ve empatinin beynimizde farklı yolaklar üzerinden aktive edildiğini göstereli çok oldu.

Mindfulness kelimesine ilk çıktığında çoğu insan “Ne ola ki bu?” şeklinde yaklaştı. Ancak şefkat için durum farklı. Şeker ve fındık ne demek bildiğimiz gibi şefkatin de anlamını bildiğimizi düşünüyoruz. “Sonra da bunun neden eğitimi var ki?” bile diyenler çıkabiliyor.

Halbuki işin aslı öyle değil. Çünkü bilmiyoruz. Tüm eğitimlerde ilk gün “Lütfen şefkate dair bildiklerinizi unutun ve başlangıç zihniyle almaya gayret edin.” diyorum. Aksi takdirde bilimden, manastırdan, iç çalışmamdan ne anlatırsam anlatayım işlemiyor.

Kafaya yazdıysan bir kere “Şefkat yumuşaklıktır, kabuldür.” vs. diye, önce onu bir silmen gerekiyor, çok ciddiyim. Eğer şefkati gerçekten öğrenmek istiyorsan ilk yapman gereken şey koca bir zihinsel silgi edinmek bana göre.

Şefkatin yorgunluğu olmuyor. Şefkat, kendiliğinden doğduğu kadarıyla, olduğu kadar var. Yok olan kısmı da yok. Yani burada bir ittirme, çekiştirme yok. Tükendiğimi hissederek vermede şefkat yok.

Başka şeylerin yorgunluğu olabilir ama bakın. O yorgunluklar için de doğru yaklaşımla kendine şefkati çalışmak ilaç gibidir.

Beynimizdeki ayna nöronlarla, her birimiz kendimize has kapasitemizle, karşımızdakinin duygusunu aynı onun bedenindeymiş gibi hissedebiliyoruz. Eğer fazlaca empatik biriysek ve bunu sarıp sarmalayacak diğer yetkinlikleri hiç çalışmadıysak bu empatikliğin içinde boğulabiliriz.

Nelerin yorgunluğu olabilir?

Fazla empatinin olur.
Fazla bakım vermenin olur.
Sevilme, beğenilme, takdir edilme, ait olma vb. ihtiyaçlarımızla çevremize kendi kaynaklarımızı tüketmek pahasına fazlaca “veriyorsak” bunun ciddi yorgunluğu olur. (Bunun adı şefkat vermek değildir. O kendimizi kandırma şeklimizin adı oluyor:)
Bir ilişkide aslında aldığımız ama aldığımızın farkında olmadığımız birtakım şeyler karşılığında, tükenme pahasına ödediğimiz bedellerin yorgunluğu olur.
Herkes için her an müsait olmanın olur.
Hayır diyememenin, sınır çizmemenin olur.
Hiç mola vermemenin, dinlenmeyi bilmemenin, dengesiz bir yaşam sürmenin yorgunluğu olur.

Ama şefkatin yorgunluğu olmaz.

Bu duyduklarınızın içinizde karşılığı varsa hoş geldiniz. Tanıştığımıza memnun oldum. Daha konuşacağımız çok şey var.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this:
search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close